Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Charles Darwin’in 204. doğum yılında Darwin’i kapak yapmadı. Yapmak zorunda da değil. Orta Avrupa’da yayın yapan bilimsel yayınların çoğu da Darwin’i görmezden geldi.

Ülkemizde bulunan maneviyatsız, dinsiz, ve Cumhuriyeti laiklik, laikliği ise din ve İslam düşmanlığı olarak algılayan “çağdaş” kişi ve kurumlar bu duruma ateş püskürdü. Hatta türlü yalanlar söylemekten ve medya yoluyla çığırtkanlık yapmaktan geri durmadılar.

Dediler ki: “TÜBİTAK son anda mahalle baskısı nedeniyle Darwin kapağından vazgeçti”. Bununla da kalmayıp TÜBİTAK’ın  evrim kitaplarının basımını ve satışını sonlandırdığını idda ettiler.

Yalanlar üzerine kurulu bir evrim teorisi

Bilimsel bir kurum tutarsız bir teoriye yayınlarında yer vermek zorunda mı? Tabi ki değil. Fakat geçtiğimiz yıllara kadar TÜBİTAK bu teoriye fazlasıyla yer veriyordu. Öyle ki hemen her yayınında konu “evrim” olmasa bile “evrim” kelimesini açıkça kullanmadan dahi sürekli her konuyu evrim’e yontuyordu.

TÜBİTAK bundan vazgeçtiği için din, maneviyat ve bu toprağın öz kültürüne, değerlerine düşman olanlar tabiri caiz ise “kudurdular.”

2,5 milyon değilmiş meğerse 4,5 milyon yapalım

Kazılarda insan kalıntıları bulundukça Darwinistler söylemlerinde gelişigüzel değişiklikler yapıyorlar. Ayağa kalkıp doğrulan “maymun”u insanın atası olarak kabul eden Darwinistler yeni bulgulara rastladıkça tarihi değiştiriyorlar. Geçtiğimiz yıllara kadar 2,5 milyon yıldır “ayaktayız” diyen Darwinistler artık 4,5 milyon yıl diyorlar. Başka kalıntılar bulundukça bu rakamı yükselteceğe benziyorlar.

Maymun türlerinin tümünü “primat” (insanın gelişmemişi) olarak adlandıran Darwinistler maymunların gelişiminin 85 milyon yıl önce başladığını varsayıyorlar. Yani 90 veya 150 milyon yıllık bir insan kalıntısına rastlanırsa bu sefer de “Allah önce maymunu yarattı” mı diyecekler?

 

Pin It