Fare, tavşan ve sincap karışımı bir görüntü veren ve dünyanın en değerli kürk hayvanı olarak bilinen, ayrıca soyu tükenmekte olan bir hayvandır çinçila… Araştırmalara göre çinçilanın santimetrekaresinde 25 bin adet kıl bulunmakta ve bu özelliğiyle kürk konusunda şampiyonluğu elinden bırakmamakta. Böylesine gür kıllı bir hayvanın kürkünü giyen birinin ne kadar cüsseli göründüğünü bir düşünün…

Çinçila (chincilla) hayvanları genelde bu üç renkte oluyorlar

Cüsseli görünümüyle göz dolduran Bülent Ersoy, Paris’ten getirttiği 250 bin TL değerindeki çinçila kürküyle boy gösterdi Nişantaşı sokaklarında. Hayvan sever biri olduğunu defalarca vurgulayan Ersoy ayrıca şu sözleri de sarf ediyor;  ”Allah, yarattıklarının içinde en çok insanoğlunu seviyor. Hayvanı da insanoğluna faydası olsun diye, etinden, sütünden, gücünden, tüyünden, derisinden istifade edelim diye yaratmış. Ben bunu giyiyorum diye hayvan sevmiyor değilim. Son derece seviyorum. Benim de iki tane köpeğim vardı. Ama bunu giymekten kendimi alıkoyamıyorum.”

Çinçila hayvanının, Bülent Ersoy ölçüsünde kürklük kemiğine bürünebilmesi için; tam olarak 150 adet çinçilayı canlı canlı sopalarla dövüp ardından kaynar suya atıp katletmek gerek. Kürkünün her boğumu bir çinçila olan ve dolayısıyla Üzerinde yaklaşık 150 hayvan taşıyan Bülent Ersoy’un bu gibi vukuatları çok olmuştur. Zaten kendisi de söylüyor; “kendimi alıkoyamıyorum.” Kürk giyme yarışında kraliçe olabilmek için hayvanların katliamına göz yummak ne ile açıklanabilir? Sabah gazetesinin çok güzel başlığı oldu bununla ilgili; Şıklık Katliamı!

İnsanlar âlemde efendi olarak yaratıldı, evet! Tüm bitkiler, taşlar, hayvanlar da biz insanların hizmetine sunuldu. Ancak bu demek değil ki, onlardan istediğimiz gibi istifade edebiliriz. Hele hele katliam edercesine işkencelere maruz bırakarak hayvanlardan yararlanmak insan işi değil. Olsa olsa yamyamların işi olur.

Bülent Ersoy Allah’tan gelene inanıyor ama gelenleri Allah’ın emrettiği gibi kullanmayı nefsi müsaade etmiyor. Vesile olan yapan gibidir. Hayvanları katledenler ne kadar sorumluysa, Bülent Ersoy da bir o kadar sorumludur. Bakalım bu sorumluluğu ne zaman kabullenebilecek?

Ersin Ç. LogoNitekim medyamızda bu kürk vasıtasıyla Bülent Ersoy’dan çok kürkü konuşuldu. Nasreddin Hoca’nın zamanından bugüne değin değişen bir şey yok.

Pin It