Bugün genel manada kısa saç kabul gören traş çeşiti olsa da aslında saç modasının hikayesi daha uzundur. Ben yine de burada kısaca özet geçmek niyetindeyim.

İnsanoğlu binlerce yıl kısa saçla dolaştı. Kısa saç derken rahmetli Barış Manço’nun saçlarının uzunluğu binlerce yıl boyunca “kısa” sayıldı. Peygamberimiz Hz. Muhammed döneminde de bunun örneklerini görüyoruz. Bilhassa erkek traşı ya omuzlara kadar imiş yahut ise omuzlardan da az uzun bir şekilde aşağıya dökülecek kadar imiş. Daha fazlası “kadın saçı” klasmanında yani “uzun” kabul edilirmiş. Pek ender de Peygamberimizin saç uzunluğu kulak memesi hizasında olurmuş. (Her ne kadar bugün çok bilenler bu ender olanı genellikleymiş gibi anlatsalar da)

Saç şekli kimliktir

Saçını kısaltmak isteyen bir erkek omuzlarına kadar traş olurmuş. Şayet gavur illerinde omuzlara kadar saç moda ise Müslüman er kişi bundan az daha kısa yaptırırmış saçını. Veya az daha uzun, gavura benzememek için. Hakeza Gavur da öyle yaparmış, “Müslümana benzememek için”.

Anlayacağınız sadece kılık kıyafet değil saçın şekli de “kimlik” belirten bir faktörmüş.

Ta ki.. İngilizlerin Orta Doğu ve deniz aşırı ülkelere sömürgeleri başlayana kadar. Sonra onları takiben İspanyollar, Fransızlar, İtalyanlar, Hollandalılar, Belçikalılar, Danimarkalılar ve bir sürü daha beyaz adam gelmiş.

Hepsinin ortak özelliği kendi ülkelerinde çağdaşlaşma adına büyük şehirlere sahip olmaları ve su sıkıntısı çekmeleri. Yüzyıllarca bundan dolayı suyu kutsal kabul etmişler. Suyun kutsiyetine bir sözümüz yok, lakin medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarın çürüyen yerlerini susuzluk sağlıyormuş. Ondan dolayı suyu sağlayamadık, vatandaş da susuzluk çekiyor, pislik almış gidiyor, bahane olmuş suyun kutsallığı.

Ecnebi temizliyemediği için saçını kısa tuttu

Erkek ve kadınlar peruk ile dolaşır olmuşlar. Çürümeye yüz tutmuş saçlarını ve kafa derilerini gizlmek için. Ta ki İngiltere ve Fransa’da günümüz manasında modern kanalizasyonlar ve su tesisatları inşa edilene kadar. Böylelikle beyaz adam büyük ölçüde pislikten arınmış ama yine de bu tam manasıyla susuzluk problemini çözmemiş. Fakat medeniyetin getirdiği ulusal ve uluslararası ticarette ciddiyetlerini korumak adına artık “barbar” (yağlı kafa) yahut eski kafalı (peruklu) görünmemek adına saçlarını kısaltmışlar.

Bu kısa saça insanlar, daha doğrusu onların sömürdüğü diğer insanlar “İngiliz Traşı” demiş. Merhum Seyyit Kutub da kitaplarında bu isimle anar bu saç traşını. Dedelerimiz, babalarımız, amcalarımız da bu saç traşına “İngiliz Traşı” derler.

Doğruyu yanlış kabul ettirdiler

Zaman içinde bu kısa saç moda olmakla kalmamış, sömürgeciler sayesinde doğru, düzgün ve “erkek traşı” olarak anılır olmuş. Öyle ki eski saç tipi, yani Barış Manço’nun saçlarıyla özdeş saç tipi erkete “uzun saç”, “serseri saçı”, “berduş traşı”, “karı saçı” olarak anılır olmuş. Erkekte kısa saç traşı temiz, uzun saç ise bakımsızlık ve pis olarak adledilir olmuş.

Barış abi ne derse doğru der

Rahmetli Barış Manço’ya bir gazeteci “Neden saçlarınız uzun?” diye sorduğunda şu cevabı almış: “Benim saçlarım uzun değil, sizinkiler kısa.

Not: Barış ağabeyin geçirdiği bir trafik kazası neticesinde yara izlerini örtmek için saçını ve sakalını uzattığını eşi söylese de kendisi bunu hiç ifade etmemiştir. Hatta saçının ve sakalının özgür bir seçim olduğunu çoğu zaman belli etmiştir.

Kusurlu-Kelimeler-1

 

 

 

Pin It